Vazgeçemeyeceğim desem de
Vazgeçiyorum birer birer
Beni ben yapan şeylerden
Gülümsemem kalıplaşıyor
Sen benden kendini gizlerken hala
Ellerim ezberlemiş gibi yalnızlığı
Artık aramıyor varlığını
İnançlarımı sorgulamadan inanır oldum
Varlığına inanamadığım şeylere
Yalan üzerine kurulabilen hayatlara mesela
Gidebileceğine sevdiklerimin uzaklara
Kaybedilebilinir olduğuna herşeyin
Sevginin de bunlara dahil olduğuna
Yürünmeden de ilerlenebildiğine
Düşmenin kalkmak kadar değerli sayılmadığına
Aldatılmanın olağanlığına
Affedebilmenin kolaylığına
İçin ağlarken gülenebileceğine
İnanır oldum yaşaya yaşaya
Sırtında göğsünde hançerlerle
Paramparça da olsa yaşanabildiğine
Şahit oldum
İçinde bir şeyler yitse de
Her kaybedilenin
Kazanç hanesine yazılabildiğine de
İtirazsız kabullenir oldum
İkiyüzlülüğünü dünyanın
En çok da bundan kızgınım galiba
Çokyüzlülüğüme dışımda
Ve içimdeki kırgın tek yüzüme
10.Şubat.2008
22:53 Pazar
Sunday, February 10, 2008
Tuesday, January 22, 2008
AY DOLUN BU GECE
Ay gökte dolunken
dolanır düşünceler
sürüler halinde
kışa dönmüş zihnimde
içimde bir yerde
eski bir hatıranın kenarı
kalbimi çizer
bir damla kan akar
karların üstüne
baharı bekleyen bir tohumu besler gizlice
bir kış gecesinde
ay dolunken gece göğünde
içimde bir şey kanar
o şey her daim içimde
bir şeyleri bekler sessizce
22.Ocak.2008
22:35 Salı
dolanır düşünceler
sürüler halinde
kışa dönmüş zihnimde
içimde bir yerde
eski bir hatıranın kenarı
kalbimi çizer
bir damla kan akar
karların üstüne
baharı bekleyen bir tohumu besler gizlice
bir kış gecesinde
ay dolunken gece göğünde
içimde bir şey kanar
o şey her daim içimde
bir şeyleri bekler sessizce
22.Ocak.2008
22:35 Salı
Wednesday, January 2, 2008
DALGINLIK
Gitme diyemedim
Elleri kayıp gitti ellerimden
Peşi sıra sürüklendi
Kırık hayal parçaları boşluğa
Kırıldı
Kalp namına göğsümde artık ne kaldıysa
Sessizce kabullenir göründüm
Mutluydum hatta
Huzurlu olabildiğine
Kanıp kendi yalanıma
Güldüm herşeye ,gelmiş geçmiş ne varsa
Sonra bir gün aynada
Yüzyüze geldim onsuzluğumla
Sessizliğimle
Yalnızlığımla
Kanayan yaralar aradım bedenimde
Kanamıyordum
Nefesimi tutmaya çalıştım
Nefes almıyordum
30.Aralık.2007
Pazar 19:12
Elleri kayıp gitti ellerimden
Peşi sıra sürüklendi
Kırık hayal parçaları boşluğa
Kırıldı
Kalp namına göğsümde artık ne kaldıysa
Sessizce kabullenir göründüm
Mutluydum hatta
Huzurlu olabildiğine
Kanıp kendi yalanıma
Güldüm herşeye ,gelmiş geçmiş ne varsa
Sonra bir gün aynada
Yüzyüze geldim onsuzluğumla
Sessizliğimle
Yalnızlığımla
Kanayan yaralar aradım bedenimde
Kanamıyordum
Nefesimi tutmaya çalıştım
Nefes almıyordum
30.Aralık.2007
Pazar 19:12
Wednesday, November 21, 2007
PIHTI
dokunduğun her yanım acırdı eskiden
sevdiğim her yanım batardı sana
sevdiğin her şeyden tiksinir oldum
şimdi yoksun ya artık rahatım
canlı kalan tek yanım
açtığın yaralarım
şu kan pıhtısı var ya
işte o sensin akıttığım
söylediğin her söz yakardı canımı
değmedi bak işte onca yalan çabana
seninle her gün yeniden ölürdüm
şimdi gittin ya artık rahatım
canlı kalan tek yanım
açtığın yaralarım
şu kan pıhtısı var ya
işte o sensin akıttığım
17 KASIM 2007
CTS 23:43
sevdiğim her yanım batardı sana
sevdiğin her şeyden tiksinir oldum
şimdi yoksun ya artık rahatım
canlı kalan tek yanım
açtığın yaralarım
şu kan pıhtısı var ya
işte o sensin akıttığım
söylediğin her söz yakardı canımı
değmedi bak işte onca yalan çabana
seninle her gün yeniden ölürdüm
şimdi gittin ya artık rahatım
canlı kalan tek yanım
açtığın yaralarım
şu kan pıhtısı var ya
işte o sensin akıttığım
17 KASIM 2007
CTS 23:43
Saturday, November 17, 2007
SAHİPSİZ SATIRLAR
Kelimelerle oynayabilirim
Değişik dizilimlere
Bambaşka anlamlar katıp
Seni tam onikiden vurabilirim
Zihnine oyunlar oynar
Kanattığım kalbini
Zevkle acıtabilirim
Anlatabilirim
Asla duymasaydım diyeceğin
Onca şey saklıyor ki
Herkesten gizlediğim benliğim
Öyle sırlara vakıf ki
İçim
Kendimle yüzleşmek pahasına bile olsa
Sana kendimi
Hiç bilmediğin yüzlerle
Yeniden yeniden yeniden
Defalarca tanıtabilirim
Ve sen eminim
Yine anlamazsın
Bu satırların gerçekte kime ait olduklarını
Sana mı ona mı
Yoksa bana mı yazıldıklarını...
14.Ekim.2007
Pazar 12:02
Değişik dizilimlere
Bambaşka anlamlar katıp
Seni tam onikiden vurabilirim
Zihnine oyunlar oynar
Kanattığım kalbini
Zevkle acıtabilirim
Anlatabilirim
Asla duymasaydım diyeceğin
Onca şey saklıyor ki
Herkesten gizlediğim benliğim
Öyle sırlara vakıf ki
İçim
Kendimle yüzleşmek pahasına bile olsa
Sana kendimi
Hiç bilmediğin yüzlerle
Yeniden yeniden yeniden
Defalarca tanıtabilirim
Ve sen eminim
Yine anlamazsın
Bu satırların gerçekte kime ait olduklarını
Sana mı ona mı
Yoksa bana mı yazıldıklarını...
14.Ekim.2007
Pazar 12:02
Sunday, October 14, 2007
OYUNUN KURALLARI
İsteksizce kaçıyorum
Varlığından bihaber olduğum gölgelerden
Ne ilerisi
Ne gerisi cezbetmezken
Her saniye duruyorum bir an
İçimde şüpheler ve tereddütler
Ben
İlerlemiyorum
İtiliyorum
Çekiliyorum
Yürümüyorum
Kovalandığım için mi koşuyorum
Korktuğum için mi kaçıyorum
Durduğumda nihayetinde
Neler olacak
Düşünmekten yoruluyorum
Sana bakıyorum ve ona ve onlara
Ardımsıra gelenlere
Sırtını dönenlere
Yanıbaşımdakilere
Sevdiklerime
Tiksindiklerime
Yalanlarından kurdukları kalelerde
Muzaffer çehrelerle
Kendi yörüngelerinde dönüp
Kendilerini yıldız sanan kendini bilmezlere
Gülüyorum kahkahalarla
Katılıyorum
İki büklümüm
Körlüklerine acıyorum
Gözlerim görülemeyenlere odaklı
Onu düşünüyorum
Amacını oyunu kuranın
Kurallarına göre oynamalı
Biliyorum
14.Ekim.2007
Pazar 10:22
‘Placebo-Running up that hill eşliğinde döküldü kelimeler sayfalara...’
Varlığından bihaber olduğum gölgelerden
Ne ilerisi
Ne gerisi cezbetmezken
Her saniye duruyorum bir an
İçimde şüpheler ve tereddütler
Ben
İlerlemiyorum
İtiliyorum
Çekiliyorum
Yürümüyorum
Kovalandığım için mi koşuyorum
Korktuğum için mi kaçıyorum
Durduğumda nihayetinde
Neler olacak
Düşünmekten yoruluyorum
Sana bakıyorum ve ona ve onlara
Ardımsıra gelenlere
Sırtını dönenlere
Yanıbaşımdakilere
Sevdiklerime
Tiksindiklerime
Yalanlarından kurdukları kalelerde
Muzaffer çehrelerle
Kendi yörüngelerinde dönüp
Kendilerini yıldız sanan kendini bilmezlere
Gülüyorum kahkahalarla
Katılıyorum
İki büklümüm
Körlüklerine acıyorum
Gözlerim görülemeyenlere odaklı
Onu düşünüyorum
Amacını oyunu kuranın
Kurallarına göre oynamalı
Biliyorum
14.Ekim.2007
Pazar 10:22
‘Placebo-Running up that hill eşliğinde döküldü kelimeler sayfalara...’
Tuesday, September 25, 2007
PUSHED ASIDE
Yürümek ne kadar zor bu aralar
Yoluma dizilen bu engeller de ne
Olanlar
Push them aside
Konuşmak ne kadar zor bu aralar
Zihnime üşüşen bu düşünceler de ne
Korkular
Push them aside
Hissetmek ne kadar zor bu aralar
Kalbimi bu kadar kıran da ne
Acılar
Push them aside
Güvenmek ne kadar zor bu aralar
Bunca tereddütün sebebi de ne
İhanetler
Push them aside
İlerlemek ne kadar zor bu aralar
Bu duraklamanın sebebi de ne
Geçmişim
I just can’t push it aside
Yoluma dizilen bu engeller de ne
Olanlar
Push them aside
Konuşmak ne kadar zor bu aralar
Zihnime üşüşen bu düşünceler de ne
Korkular
Push them aside
Hissetmek ne kadar zor bu aralar
Kalbimi bu kadar kıran da ne
Acılar
Push them aside
Güvenmek ne kadar zor bu aralar
Bunca tereddütün sebebi de ne
İhanetler
Push them aside
İlerlemek ne kadar zor bu aralar
Bu duraklamanın sebebi de ne
Geçmişim
I just can’t push it aside
Subscribe to:
Posts (Atom)